Özge Lokmanhekim'in Gözüyle Ayda1 Oyuncak Müzesi

 

Cumartesi tadında bir Pazar günü. Hava Nisan’a nispet yapan güzel bir Mart havası, güneşli. Sakallı klasik araba seviyor. Klasik Otomobil Kulübü İstanbul Oyuncak Müzesi’ne gidip müzeyi Sunay Akın ile gezmek üzere bir organizasyon düzenleyince “Gidelim” dedi. Barbie bebeklerini hala saklayan ve kimselere elletmeyen biri olarak nasıl hayır derdim? Küçük Enişte (Minnie) ile yola çıktık.   

İstanbul Oyuncak Müzesi’nin önünde klasik arabalar park etmeye, Dr. Zeki Zeren Sokağı başka bir havaya bürünmeye başladı.  Müze 23 Nisan 2005 yılında Sunay Akın’ın ailesinden kalan köşkte kurulmuş. Sunay Akın, 90’lı yıllarda bir etkinlik için Almanya’ya gitmiş ve Nürnberg oyuncak müzesini gezdiği sırada karar vermiş İstanbul’da da bir oyuncak müzesi olması gerektiğine.

Oyuncak Müzesi’nin girişinde altın, gümüş ve bronz renkli üç zürafa heykeli göze çarpıyor. Bu heykeller, Tanzimat döneminin önde gelen bilim ve kültür adamı, çocuk eğitimine önemli katkılarda bulunan Mehmet Münif Tahir Paşa’nın Erenköy’deki evinin bahçesindeki zürafa heykeli anısını tazelemek amacıyla yapılmış.

Sunay Akın oyuncağın tarihçesini anlatıyor bize. İlk oyuncaklar Mısır’lılara aitmiş. Mısırlı çocuklar tahta atlarla oynamışlar. Türk tarihinde ise ilk oyuncaklar Osmanlı döneminde yapılmış. İstanbul’un dinsel amaçlı ziyaret mekanı Eyüp ile ilgili yazımda Eyüp’ün sünnet çocuklarının ilgi odağı olduğu için oyuncak üretiminin merkezi haline geldiğini ancak bu oyuncakçıların teknolojiye yenik düşerek zaman içerisinde tek tek kapandığını anlatmıştım.  Merak edenler Eyüp yazımı burayı tıklayarak okuyabilir. 

   Müzeyi dolaşırken hepimiz farklı zamanlarda “Bu oyuncağın aynısından bene de vardı.”, “Keşke bu oyuncağımı atmasaydım.” “Bende de bu oyuncaklardan vardı annem nereye kaldırdı acaba?” cümlelerini sık sık duydum. Sakallı oyuncak arabaların olduğu bölümde, ben ise bebek evlerinin olduğu odada çocukluğumuza geri gittik, “Cam vitrinler olmasa da biraz oyun oynayabilsek keşke” dedik.

Oyuncak Müzesi 6 katlı bir köşkte, 10 oda ve toplam 80 vitrinden oluşuyor. Müzede yaklaşık 4.000 oyuncak sergilendiğini duyunca şaşırıyorum.

  

(Fatoş Oyuncakları)

Trenler, askerler, şövalyeler, uzaylılar, porselen bebekler, arabalar…. İnsan burada çocukluğuna döner, orada bir süre kalır, çocukluğu ile konuşur, paylaşır…

 

(İtfaiye Odası)

(Almanya 1920 yapımı)

(Almanya 1900 yapımı)

(Türk yapımı bir bakkal)

Fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere el yapımı bebek evlerine bakmaya doyamadım, her bir eşya, detay düşünülmüş. Oyuncak Müzesi’ni, her bir oyuncağın tarihini, nasıl oraya geldiğini Sunay Akın’dan dinlemek ayrı güzel. Müze’de 2,5-3 saat harcadıktan sonra Müze’nin kafesinde Sunay Akın ile sohbet etme imkanı bulduk. Müzenin hikayesini ve oyuncakları anlatan kitaptan bir tane aldım elbette, gidenlere de tavsiye ederim. Günlerden Pazar üstelik havanın güzel olmasına rağmen Müze çocuklu ailelerle dolu. Bebek evlerini daha detaylı incelemek istiyorum. “No Country for Old Men“, “Brokeback Mountain” ve festivalde seyrettikten sonra Oscar almasını beklediğim (10 dalda aday gösterilen) “True Grit” filmleriyle yeniden gündeme gelen Western akımını seven ben, Müze’nin vahşi batı kısmında her bir minyatürü tek tek incelemek, kendime Kızılderili bir isim bulmak üzere Müze’ye hafta içi bir gün sabah saatlerinde gitme kararı veriyorum. Daha fazla fotoğraf için buraya

Aklınız resimlerdeki klasik arabalarda mı kaldı? Siz de klasik araba seviyorsanız, http://www.klasikotomobil.org sitesine bir göz atmanızı öneririm.

Adres:  Ömerpaşa Caddesi, Dr. Zeki Zeren Sok. No: 17 Göztepe

Tel: 0216 359 45 50

Göztepe tren istasyonuna 10 dakikalık yürüme mesafesinde.

(Biletler: tam 8 TL ve indirimli 5 TL)

www.istanbuloyuncakmüzesi.com

 

 

A Classic Day at the Istanbul Toy Museum

A Sunday-like Saturday. An April like sunny, beautiful March day.  He likes classic automobiles. He could not refuse a trip to the Istanbul Toy Museum, guided by Sunay Akın and organized by the Classic Automobile Club. As someone who still keeps her Barbie dolls how could I refuse? And off we were...  

Classic automobiles began to park in front of the Istanbul Toy Museum and the Dr. Zeki Ören Street began to transform. The museum was inaugurated on April 23rd 2005, in the villa that was part of the estate of Sunay Akın’s family. Sunay Akın took a trip to Germany in the 90s and his visit to the Nurnberg Toy Museum inspired him to build a toy museum in Istanbul.

Three giraffes - golden, silver and bronze colored - greet the visitors at the entrance of the museum. These sculptures were erected to commemorate the giraffe statue in the garden of Mehmet Münif Tahir Pasha of Erenköy, a leading man of science and culture of the Reformation Era (Tanzimat). He had greatly contributed to the education of children.

Sunay Akın told us about the history of toys. The first known toys were made by the Egyptians.AncientEgyptian children played with wooden horses. The first Turkish toys were produced during the Ottoman years. In my blog about Eyüp, a religious excursion site in Istanbul, I had explained that the district had become a center for toy production due to its popularity among boys to be circumcised but that during the years these shops had one by one closed, defeated by modern technology. Those who are interested may read this essay by clicking here.  

During our visit, at various spots during the tour I heard many of us say “I had that toy!”; “I wish I had kept that toy”; “I had something similar. I wonder what Mom did with it”.  He returned to his childhood in front of the toy cars and I in front of the dollhouses. We wished for the showcases to disappear so that we could play a little.

The toy museum is in a 6-story house and contains 80 showcases in 10 rooms. I am surprised to hear that about 4000 toys are displayed in the museum.  

Trains, soldiers, knights, aliens, porcelain dolls, cars... This place returns ones childhood for a while.

As you can gather from the photographs I could not have enough of the handmade dollhouses. Each little item and detail were thought of. It was a privilege to hear the story and journey of each toy in the museum from Sunay Akın. After a two and a half to three hour visit, we found the opportunity to chat with Mr. Akın in the cafe of the museum. Of course I purchased a copy of the book about the story of the museum and the toys and highly recommend it to all visitors. Although it was a sunny, beautiful Sunday, the museum was filled with families and children. I want to be able to study the dollhouses more carefully. I have decided to return on a weekday morning to individually observe each western miniature and find myself a Native American name.

Address:  Ömerpaşa Caddesi, Dr. Zeki Zeren Sok. No: 17 Göztepe

phone: 0216 359 45 50

10 minutes walking distance to the Göztepe train station.

(Tickets: full price 8 TL and discounted 5 TL)

www.istanbuloyuncakmüzesi.com

 

  

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !